Zor Zamanlarda Devrimci Bir Dayanışma
Dünyamız savaşlarla, krizlerle, eşitsizliklerle kuşatılmış durumda. Küresel kapitalizmin sömürüsü, emperyalist savaşlar ve milyonlarca insanın yoksulluğa mahkum edilmesi, insanlık tarihinin en büyük adaletsizliklerinden biri olarak karşımızda duruyor.
Savaş, ekonomik eşitsizlikleri körükler. Savaş, kadın ve çocukları derinden etkiler. Savaş, doğayı katleder, tarihi mirası yok eder. Savaş, insanlık suçudur.
Kapitalizmin ve emperyalizmin planladığı tüm iç ve uluslararası savaşlara HAYIR diyoruz. Aydınlık bir gelecek için demokrasi, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü, toplumsal barış ve barışçıl dış politika vazgeçilmezimizdir.
Türkiye’de ise tablo daha da karanlık: Enflasyon, işsizlik ve yoksulluk her geçen gün artıyor, milyonlarca insan barınamıyor, beslenemiyor, sağlık ve eğitim gibi en temel haklar bile birer ayrıcalık haline geliyor.
Bugün özelleştirmeler eliyle çocukların eğitim ve sağlık hakkı gasp edildiği gibi bebeklerin yaşam hakkına bile göz dikiliyor. Eğitim hakkı elinden alınan çocuklar, iş cinayetlerine kurban gidiyor. Gün geçmiyor ki istismara uğramış, kaybedilmiş, öldürülmüş bir çocuk haberi almayalım… Maddi ve manevi şiddetle baş etmeye çalışan, tarikatlarda her türlü baskı ve hakaretle boğuşmak zorunda kalan; iş cinayetlerinde yaşamını yitiren; barınma hakkından yoksun, hayatı pahasına ısınmaya çalışan ve bu travmatik koşullara tanık kalarak çaresizlik ve öfke içinde duyguları incinen; geleceğinden kaygı duyarak yaşayan tüm çocuklarımızın çığlığı çığlığımızdır.
Gelir adaletsizliği derinleşirken, emeğin hakları her geçen gün daha da yok sayılıyor. Yeni sağ politikalar, vahşi kapitalizmi körüklerken, tarikat ve cemaatler eliyle kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel özgürlüğü sistematik olarak kısıtlanıyor. Kadın ve çocuk emeği ucuz ve güvencesiz çalışma düzenine mahkum ediliyor. Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddet, nefret söylemi ve cinayetler cezasızlıkla beslenerek artıyor. Devrimin Kalbi Mülkiye olarak bizler, her alanda derinleşen şiddete, ayrımcılığa, istismara ve eşitsizliğe karşıyız.
Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların ve LGBTİ+’ların yaşam hakkı ve güvenliği için İstanbul Sözleşmesi bizim! VAZGEÇMİYORUZ!
Eşitlik ilkesine dayanan temel insan haklarından biri de engelli haklarıdır. Engelli bireylerin toplumsal hayata tam ve etkin katılımını sağlamak, yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda adaletin gereğidir. Devrimin Kalbi Mülkiye, sosyal devlet anlayışının, engelli bireylerin bağımsız yaşamlarını destekleyecek politikalar üretmeyi zorunlu kıldığının bilincindedir.
Farklılıklarımızı ayrışma değil, zenginlik kaynağı olarak görüyoruz. Her türlü etnik, mezhepsel ve cinsel ayrımcılığın tam karşısında duruyoruz. BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ!
Ayrımcılığa, baskıya ve eşitsizliğe karşı verdiğimiz mücadele, yalnızca insan haklarıyla sınırlı değildir; yaşam hakkını savunmak, doğayı ve tüm canlıları korumak- tan bağımsız düşünülemez.
Doğa sadece bir kaynak değil, yaşamın kendisidir. Bugün ülkemizde plan- sız yapılaşma, maden sahaları açma bahanesiyle yapılan doğa katliamları, su kaynaklarının ticarileştirilmesi politikalarına ilaveten Avrupa’nın en büyük plastik atık çöplüğü haline getirilmiş olmamız da sadece çevreyi değil, halkın sağlıklı bir yaşam hakkını da tehdit etmektedir. Bu nedenle doğayı korumak, sadece çevre mücadelesi değil, bir toplumsal adalet mücadelesidir.
Devrimin Kalbi Mülkiye olarak bizler, kamu yararını esas alan şehircilik anlayışını savunuyor, hayvan haklarını, doğa ve çevre mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bütün hayvanların temel gereksinimlerinin karşılanmasından ve korunmasından yanayız. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikler göstermeliktir; hayvanlara yönelik şiddeti ve sömürüyü gerçekten önlemekten uzaktır. Hayvanların yaşam hakkı pazarlık konusu edilemez, rant uğruna doğa ve canlılar feda edilemez.
Doğayı ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz!
Çıkarları uğruna ormanları, nehirleri, dağları, temiz havayı yok edenler; çarpık kentleşmeye yol açanlar sadece doğayı değil, yaşamımızı da katlediyor.
Rant için değil, yaşam için doğayı savunuyoruz!
Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve sürekli göç dalgasıyla karşı karşıya kalmış; doğru ve bağımsız bir göç politikası ve planlaması izleyememiştir. Hem ülke halkı hem de göçmenler bu yanlış göç politikasından olumsuz etkilenmiştir. Türkiye ucuz emek cenneti haline gelmiştir. Göç aynı zamanda ulus devlet olmayı zorlaştırmış, laikliği ve kamuculuğu zayıflatmış, barınma sorununa ve dörtnala enflasyona yol açmıştır.
Son yıllarda bir yandan ülkemize yönelen sığınmacı akımları ve yarattığı sorunlar, diğer yandan Mülkiyeli kardeşlerimiz de dahil olmak üzere yurt dışına giden beyinlerimiz, göç konusunun gündelik tartışmaların ötesinde çok boyutlu ve bilimsel temeller ışığında tartışılmasını gerekli kılmaktadır.
Bugün göç olgusu, iklim krizi, doğal afetler, afetlere maruz kalan sınıflar ve afetlerle mücadelede gözlemlenen sınıfsal eşitsizlikler ve küresel adaletsizlikler gibi pek çok dinamikle iç içe geçmiştir. Savaşlar, yoksulluk, siyasal baskılar ve eko- lojik yıkım, milyonlarca insanı yerinden ederken, bu sürecin yönetilememesi hem göçmenler hem de ev sahibi toplumlar için derin sosyal ve ekonomik yaralar açmaktadır. Öte yandan, ülkemizdeki akademik baskılar, ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve ekonomik güvencesizlik nedeniyle, bilim insanlarımızın, gençlerimizin ve nitelikli iş gücümüzün yurt dışına göçü hızlanmaktadır. Beyin göçü, yalnızca bireysel bir tercih değil, ülkenin içinde bulunduğu sosyoekonomik ve siyasal koşulların dayattığı bir zorunluluktur. Bu meselelerin politik gündemler içinde eriyip gitmesine izin vere- meyiz. Çünkü göç, toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, emeğin değersizleştirildiği, insan haklarının ihlal edildiği bir düzende yalnızca bir sonuçtur. Devrimin Kalbi Mülkiye olarak, dışlayıcı çözümlemelere dayanan yaklaşımlara karşı, hem yerli halk hem de göçmen hakkını koruyan, insan haklarını ve toplumsal adaleti temel alan bir göç yönetimi anlayışını savunuyoruz.
Bugün ülkemiz, laikliği, sosyal devleti ve halkın temel haklarını ortadan kaldırmaya yönelik bir kuşatma altındadır. Siyasal İslamcı bir gözlükten bakan anlayışın laiklik pazarlıkları, ülkemizin geleceğine yönelik en önemli güncel tehdittir. Tarikatlar kamusal alanı işgal ediyor, liyakatsizlik her kurumu çürütüyor, hukuk yerini keyfiyete bırakıyor. Sosyal güvenlik sistemi yok olmaya yüz tutmuş, halkın önemli bir kesimi dinsel ve ekonomik baskılarla kuşatılmış durumda. Üniversiteler bilim üretme işlevinden koparılmış, akademi tasfiye edilmiş, özerkliği yok edilmiş, muhalif sesler ihraçlarla ve soruşturmalarla susturulmaya çalışılmıştır. Bu durum laikliği dolayısıyla ulus devleti tehdit etmektedir. Ülkenin bu durumda olmasından Mülkiye’nin de nasibini fazlasıyla aldığı aşikârdır. Fakültemiz ihraçlara, uzaklaştırmalara, soruşturmalara duçar olmuştur. Mülkiyenin bu sıkıntıların üstesinden geleceğine olan inancımız tamdır. Devrimin Kalbi Mülkiye olarak bizler, bu süreçte dayanışmayı ve birliği büyüterek, her zaman Mülkiyelilerin yanı başında olacağız.
Biz buradayız!
Cumhuriyetimizin ilke ve kazanımlarına sahip çıkıyor; laik, demokratik, sos- yal hukuk devleti anlayışından asla taviz vermiyor, yurttaşlarımızı ortaçağ karanlığına mahkum etmek isteyen tarikatları reddediyoruz.
Gericiliğe karşı aydınlanmanın yolunda, aklın ve bilimin sesiyiz! Neoliberalizm ile gerici-faşizmin kurduğu ortaklık, kamusal alanı kuşatmış,
hukuk sistemini “normalleşme” adı altında dönüştürmüştür. Düşünce, örgütlenme, istihdam, sosyal güvenlik, sağlık ve barınma gibi temel hakları savunan siyaset, yargı eliyle kısıtlanmaktadır. Artık hukukun araçsallaşması değil, doğrudan kamusal ve demokratik yaşama yönelik bir hukuk saldırısı söz konusudur. Hak temelli kamu politikalarının yerini, hukuku hiçe sayan popülist söylemler almıştır. Bu ortaklığın devamı için anayasa ve hukuk yok sayılmakta; belediye başkanları görevden alınmakta, milletvekilleri mahkeme kararlarına rağmen serbest bırakılmamakta, “anayasanın üstünlüğü” bahanesiyle insan haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmelerden çekilinmektedir.
Bizler, hukuk devletinin sadece bir söylemden ibaret olmadığını savunanlar olarak, siyasal iktidarın keyfiliğine karşı hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgür- lükleri ve demokratik değerleri Mülkiyeliler Birliği öncülüğünde savunacağız.
Bu karanlığın karşısına Mülkiye’nin devrimci mirasıyla, halkın ve emekçilerin yanında saf tutan bir dayanışma hattıyla dikiliyoruz.
Biliyoruz ki mücadele edenler kaybedebilir, ancak mücadele etmeyenler zaten baştan yenilmiştir!
MÜLKİYE: CUMHURİYETİN KALBİ
Mülkiye, derinlere inen kökleri ve güneşe doğru uzanan bütün dallarıyla ülkesini kavramış görkemli bir ağaç gibidir. Hiçbir dönemde Mülkiye tarihi, Türkiye tarihinden ayrı olmamıştır. İlk kurulmuş öğrenim kurumlarından biri olan Mülkiye, Türkiye’nin aydınlanma beşiği olmuş; Montesquieu, Rousseau, Fransız Devrimi, Marx… Mülkiye’de öğretilmiştir. Entelektüel birikimimizin kaynaklarını bu Kuruma borçluyuz. Ülkenin modernleşmesinde önemli rol oynayan Mülkiyeliler daima kamu yararını gözetmişlerdir. İzlenecek ilk iktisadi politikalar Mülkiye salonlarında tartışıl- mış; eşitlik, özgürlük, adalet düşüncesi Mülkiye koridorlarında örgütlenmiş; istibda- ta karşı ilk isyan Mülkiye’de gerçekleştirilmiştir. Mülkiye, Meşrutiyeti örgütlediği gibi Cumhuriyeti de ayakta tutan kurumlardan biri olmuştur. Anayasa değişikliklerinin gündemde olduğu bu dönemde, ülkenin Mülkiye’ye her zamankinden daha fazla ihtiyacı var! Yapacak çok işimiz, kat edecek çok yolumuz var.
Mülkiye, eşitliği, özgürlüğü, dayanışmayı simgeleyen kalemizdir. Ülkemizi karanlığa boğmak isteyenlere karşı, kendi kalemizden aydınlığın çığlığı olacağız.
Bu gelenek, bu bilinç, bu mücadele ruhu bizimle yaşamaya devam edecek!
Yaşasın üç asra yayılmış köklü geleneğimiz ve deneyimimiz üzerinde yükselen birlik ve dayanışmamız. Biliyoruz güzel günler göreceğiz! Zaman daralıyor. Daha geç olma- dan ‘Mülkiye İçin, Türkiye İçin’ buradayız.
MÜLKİYELİLER BİRLİĞİ: DİRENİŞİN VE AYDINLANMANIN KALESİ
Mülkiyeliler Birliği yalnızca bir mezunlar derneği değil, Türkiye’nin toplum- sal ve siyasal tarihinde belirleyici rol oynamış bir mücadele odağıdır. Mülkiye, tarih boyunca halkın, emekçilerin, öğrencilerin, akademisyenlerin ve aydınlanmacı düşüncenin yanında olmuş; baskılara, darbelere, otoriterleşmeye karşı hep en önde direniş göstermiştir.
Bugün de bu geleneğin taşıyıcısı olarak, eşitlik, özgürlük, laiklik ve halkçılık çizgisinde, ülkemizin geleceğine ışık tutmaya devam edeceğiz!
Son yıllarda Birliğimiz, benimsenen yönetim anlayışı nedeniyle durağan ve içine kapanık bir hal aldı. Neo-liberal politikalar Birliğimizin devrimci ve kamucu yapısını sarsarak, piyasa mantığını öne çıkaran bir anlayışın yerleşmesine yol açtı.
Mülkiye Teslim Olmaz!
Emperyalizme, sömürüye, piyasalaşmaya karşı bağımsızlıktan ve emekten yanayız! Bizler, Mülkiyeliler Birliği’ni, kar amacı güden bir yapı olarak değil; kolektif bir gücün, emeğin ve dayanışmanın simgesi olarak görmek istiyoruz.
Ranta, Ticarete, Özelleştirmeye Karşı: Mülkiye Bizimdir! Birliğimiz ticarethane değil, geleneğimizin yuvasıdır!
Artık değişimin zamanı geldi!
Zor zamanlar dayanışmayı yükseltmenin önemini daha da kavradığımız zamanlardır. Mülkiyeliler Birliği bütün mezunlarını kavradığı zaman ülkenin gündemindeki yerini daha da sağlamlaştıracaktır. Bir okulun değeri mezunlarının değeriyle eşdeğerdir. Ve mezunlarımız ne kadar güçlüyse Fakültemiz/Birliğimiz de o kadar güçlü olacaktır. Bizlere düşen görev; tüm Mülkiyeli kuşaklar arasındaki bağın güçlen- dirilmesini sağlamaktır. Bunu yapacak olan köklü, güçlü, tarihe damgasını vurmuş fakültemiz ve mezunlar derneğimizdir.
Yola çıkarken Mülkiyeli büyüğümüz olan bir hocamızın da ifade ettiği gibi “Her şey kimseyi gücendirmeden kırmadan, birlik ve dayanışma içinde gerçekleşecektir.”
Birliğimizin Gücü, Mülkiye’nin Gücüdür! Devrimin Kalbi Mülkiye olarak, fakültemizin saygınlığını ve etkisini artırmak için mezunlarımız, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizle omuz omuza yürümenin önemini savunuyoruz. Dayanışma ve örgütlenmeyle, Mülkiye’yi daha aydınlık yarınlara birlikte taşıyacağız.
DEVRİMİN KALBİ MÜLKİYE: MÜCADELE VE DAYANIŞMA ZAMANI!
Bizler, Cumhuriyetimizin ilke ve kazanımlarına sahip çıkıyoruz ve onu ileriye götürme yolunda temel değerlerimiz olan laikliği, demokrasiyi, barışı, eşitliği, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, düşünce özgürlüğünü savunuyoruz. Cumhuriyetin esinlendiği Fransız Devrimi’ni ve ilkelerini sahipleniyoruz. 1917 Ekim Devrimi’nin emek kardeşliğinden yanayız. Temel ilkelerimiz emekten, kamuculuktan, liyâkattan ve şeffaflıktan yana olmaktır. Bizim mayamızda eleştirel düşünce, sorgulama ve ilerleme doğrultusunda değişim var.
Devrimin Kalbi Mülkiye olarak kamuculuk ve laiklik kırmızı çizgilerimizdir. Devlet kamusunu yitirmiş, ülke bir şirket gibi yönetilmektedir. Tarikatlar, cemaatler, yoksulluk ve yolsuzluk içinde “eğitimde birlik” ilkesi bozulmuş, laiklik aşındırılmıştır. Oysa ulus devletin temeli laikliktir; laiklik çökerse hepimiz onun enkazı altında kalırız. Bu nedenle, laiklik karşıtı dayatmaları reddediyoruz. Tarihin tekerleğini geriye döndürmeye çalışanlara karşı Mülkiye ruhuyla dimdik ayaktayız!
Değişimi biz başlatacağız!
Mülkiye İktisadi ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (MİSAM)
Toplumsal yararı ön planda tutan, emekten ve kamuculuktan yana bir yaklaşımı temel ilke olarak belirleyen Merkezimizi üyelerimizin ve akademisyenlerimizin desteği ve birikimi ile tekrar hayata geçirmek istiyoruz.
Merkezimizin altında, iki yeni kürsü kurulmasını planlıyoruz:
- Mümtaz Soysal adına “Anayasa ve Devlet İncelemeleri” Kürsüsü,
- Cevat Geray adına “Toplum Kalkınması” Kürsüsü.
Mülkiye İstihdam Merkezi
Yeni mezunlarımız başta olmak üzere, gereksinim duyan tüm mezunlarımıza hizmet vermeyi hedefleyen Mülkiye İstihdam Merkezi’ni, mezunlarımızın ilk kez ya da yeniden işe yerleştirilmelerini sağlayarak, Mülkiyelilerin akademik ve entelektüel birikimleri doğrultusunda hak ettikleri yeni iş pozisyonlarına atanabilmelerine zemin oluşturmak amacıyla işlevsel hale getireceğiz. Kamu sınavları ve özel sektör olanakları hakkında bilgilendirme ve yönlendirme yapacak; seminerler, kurslar dü- zenleyeceğiz. Staj imkânlarını arttırmak için çalışmalar yapacak; alanında uzman akademisyenlerimiz aracılığıyla etkili özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, iletişim ve sunum teknikleri vb eğitimler vereceğiz. “İnek – Buzağı Buluşmaları” ile mezunlarımız ve öğrencilerimizi bir araya getirecek, dayanışma ruhunu pekiştireceğiz. Ve tabii ki kahveler bizden!
Gençler için yalnızca iş değil, yol arkadaşlığı; hayata hazırlayan bir men- törlük modeli!
Devrimin Kalbi Mülkiye olarak, mentörlüğü, sadece iş bulma sürecine odaklanan, dar bir danışmanlıktan ibaret değil, Mülkiye’nin eleştirel düşünce geleneğinin, kamusal sorumluluk anlayışı ve toplumsal mücadele ruhunun, mezunlar- dan öğrencilere aktarılmalısını sağlayan, her anlamda desteği kapsayan, karşılıklı bir dayanışma modeli olarak görüyoruz.
Mülkiye her yerde! Dayanışmamız sınır tanımaz!
Devrimin Kalbi Mülkiye olarak, Mülkiyeliler Birliği’ni yalnızca ulusal değil, küresel bir dayanışma ve mücadele alanı olarak görüyoruz. Beyin göçünün yoğun- laştığı bu dönemde, yurtdışında yaşayan mülkiyelilerle aktif iletişim kurmak adına çalışmalar yapacağız. Akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve mezunlarımızla ortak projeler yürüterek bilim, siyaset, toplumsal mücadele ve dayanışma ağlarını uluslararası ölçekte genişleteceğiz.
Mülkiye Eğitim Merkezi
Mevcut kursları sürdürmekle kalmayacak, mezunlarımızın ve öğrencilerimizin ihtiyaçlarına göre yeni eğitim programları açacağız. Bir dönem yapılan ancak uzun zamandır ara verilmiş olan, kamu ve özel sektör kurumlarına yönelik hizmet içi eğitim programları düzenlemeye yeniden başlayacağız.
Mülkiye Sanat Merkezi
Sanatın her alanında mezunlarımızı ve öğrencilerimizi bir araya getirmek, tüm sanat dallarında, tarihsel, kültürel, iktisadi ve politik alanlardaki üretimlerini görünür kılmak bizim öncelikli konularımızdandır. Mülkiye Kültür Merkezi’nin kapısı tüm mezun ve öğrencilerimize her zaman açık olacak ve yapılacak programlarda öncelikli olacaklar.
Mevcut korolarımızın çalışmalarını desteklemeyi sürdürecek, Mülkiyeli Sanatçılar Görsel Sanatlar Sergisini yeniden hayata geçireceğiz. SBF Tiyatro Topluluğu’nun sergiledikleri oyunları, Mülkiyeliler Birliği Şubelerinde de sergileyebilmelerine olanak sağlayacağız. “Küçük Amfi Tiyatro Salonu Olsun” şiarıyla Fakülte Yöne- timinden gerektiği şekilde destek almak amaçlı çalışmalar yapacağız.
Belirli aralıklarla, Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatroları’nın gösterilerine toplu bilet alarak, öğrencilerimize “askıda bilet” desteği sunulmasına devam edeceğiz.
Mülkiye Kültür Merkezi
Mülkiye Kültür Merkezi’ni Ankara’nın en önemli entelektüel buluşma noktalarından biri haline getirmek, kent kültürüne katkı sunmasını sağlamak için kolları sıvıyoruz. Mülkiye Kültür Merkezi’nin kapısı tüm mezun ve öğrencilerimize her za- man açık olacaktır.
Mülkiyeliler arasında bulunan şair, yazar, ressam, fotoğrafçı ve müzisyen gibi birçok kültür ve sanat insanını gerek anmak gerekse de kendi eserlerini ser- gileyebilmek amacıyla, bugün çoğunlukla pasif durumda ve yalnızca belli başlı etkinliklerde kullanılmakta olan Merkezimizde daha dinamik ve çok yönlü etkinlikler düzenleyeceğiz.
Merkezimizde öğrencilerimize ve mezunlarımıza yönelik açık hava ve kapa- lı salonumuzda gerçekleştireceğimiz Mülkiye Film Günleri ve Film Okuma Atölyele- ri ile hem eğlendirici hem de öğretici bir deneyim sunacağız.
Aldığımız geri bildirimler doğrultusunda, Merkezimizde bulunan Muammer Aksoy Kütüphanesi’nin, alt katında bulunan kafenin neden olduğu gürültünün çalışma ortamını olumsuz etkilediğini öğrenmiş bulunuyoruz. Kütüphanenin sessiz ve verimli bir çalışma alanı olarak düzenlenmesi ve sınav dönemlerinde daha uzun süreler hizmet vermesi için çalışmalar yürüteceğiz.
24 -31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında, halihazırda yapıl- makta olan etkinliklere Birliğimiz tarafından yeniden destek verilmesi, yer sağlan- ması yoluyla, toplumsal adalet, demokrasi ve insan hakları konularında farkındalığı arttırmayı, işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Toplumsal gündemi belirlemek, sorunları sadece tartışmakla kalmayıp çözüm önerileri sunmak ve toplumun doğru bir şekilde aydınlatılmasını sağlamak amacıyla; kitle örgütleri ve Fakültemiz alanında uzman akademisyenlerin desteği ile çeşitli konferanslar, paneller ve çalıştaylar düzenleyeceğiz. Ekonomi, uluslararası ilişkiler, çalışma hayatı, kamu yönetimi, mali politikalar, yerel yönetimler, iklim krizi, göç, emek ve tarım gibi kritik konuların ele alınacağı bu çalıştaylar sonucunda, ka- tılımcıların katkılarıyla ortaya çıkan bulgular, analizler ve önerileri detaylı raporlar haline getirerek Mülkiye Görüşleri’ni kamuoyuyla paylaşacağız. Gündeme dair içi boş kınamaların ötesinde, bilgi üretilmesini önemsiyoruz.
Ustalık Sınıfı – Büyük Amfi Buluşmaları
Mülkiyeliler birbirinden öğrenir, birbirini büyütür!
Akademisyenler, gazeteciler, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve entelektüel birikimini paylaşmak arzusundaki farklı alanlardan uzmanlarla buluşacağız.
Her buluşmada birikimimizi paylaşacak, yeni fikirler üretecek ve Mülki- ye’nin sorgulayan, araştıran ve üreten geleneğini daha da güçlendireceğiz.
Mülkiye Sözlü Tarih Çalışmaları
Mülkiye tarihi, Türkiye’nin tarihidir! Sözlü Tarih Çalışmaları ile Mülkiye’nin ve ülkenin belleğini korumaya devam edeceğiz. Hocalarımızın ve mezunlarımızın tanıklıklarıyla Mülkiye’nin tarihine ışık tutacak, belgeleriyle, anlatılarıyla yaşayan bir arşiv oluşturacağız.
Tarihe İz Bırakacağız!
Mülkiye, sadece geçmişiyle değil, geleceğe taşıdığı mirasıyla da görkemli! “Mülkiye’den Ankara’ya Bakış” isimli bir kitap çalışması ile ortak anıların kalıcılığına katkıda bulunacağız.
Cemal Süreya’nın “Mülkiyeli Şairler” kitabının yeniden derlemesi ve basımı yapılarak, Mülkiye öğrencilerine ücretsiz dağıtımı sağlanacaktır. Bu vesile ile öğrencilerimizin Mülkiye değerlerini benimsemelerine destek olacağız.
Gelenek Yaşatılır, Değişimle Güçlenir!
Mülkiye’nin köklü geleneklerini yaşatırken, onları yenilikle harmanlayacağız. Geleneksel olarak yapılmakta olan Çarşamba Söyleşileri ve Edebiyat Buluşmalarını daha geniş bir içerikle sürdürecek, akademiden sanata, siyasetten ekonomiye uzanan tartışmalarla güçlendirecek, kültür ve sanat alanında gerçekleş- tirilen pek çok etkinliğe ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Özellikle sendikalar, meslek odaları ve sivil toplum örgütleriyle ortak projeler yürütmek, derneğin toplumsal rolünü pekiştirecektir. İşçi hakları, kadın hakları, LGBTİ+ hakları ve eşitlik
konularında kamusal farkındalık yaratma gücümüzün bilincindeyiz.
Mülkiye ruhunu yayınlarımızla dijitale taşıyoruz!
Mülkiye’nin sesi sadece kampüsle sınırlı kalmayacak, dijital dünyada da yankılanacak!
Akademik nitelikli Mülkiye Dergisi’ni hak ettiği yere taşıyacak, derginin eski sayılarından bir sergi oluşturacağız. “Önce Mülkiye” adıyla yeni bir dijital derginin yayına başlaması amacıyla olanakları araştıracak ve çalışmalar başlatacağız.
Mülkiyeliler Birliği olarak Mülkiye tarihinde önemli bir yere sahip olan, muhalif geleneğimiz Kazgan Dergisi’ni yayın yolculuğunda desteklemeye devam edeceğiz.
Fakültemizden ve Birliğimizden haberler ve mezunlarımızla söyleşiler, entelektüel içerikler ve seçkin müziklerle Radyo Mülkiye’nin yayına başlaması için olanaklar araştırılacak ve çalışmalar başlatacağız.
Mülkiye TV’nin yapısını koruyacağız ve çok daha geliştirilmiş içerikte yayınlar yapmak için çalışmalar yapacağız.
Dijital iletişimi güçlendirmek için, düzenli aralıklarla çıkarılan e-bülten’de şubelerimizin etkinliklerine de yer vererek daha geniş bir haber ağı oluşturacağız.
Kapatılan Mülkiye Haber sitemizi yeniden açmaya hazırlanıyoruz.
Mülkiye Dijital Tarih Projesi kapsamında, 1859’dan günümüze Mülkiye’de ders vermiş, yayın yapmış ve Türkiye düşünce hayatına katkıda bulunmuş uzman- ların, araştırmacıların ve akademisyenlerin biyografik bilgilerini geniş bir veritaba- nında bir araya getireceğiz. Yazılı ve görsel içerikler yapay zekâ araçlarıyla işlenerek, okulumuzun tarihi en yeni teknolojiler ve yöntemler kullanılarak yeniden yazılacak. Böylece, Ali Çankaya’nın “Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler” adlı çalışmasından sonra ilk kez kapsamlı, güncellenebilir bir kaynak oluşturulacak ve yeni kuşaklara hem diji- tal hem de basılı formatta sunulması sağlanacak.
Mülkiyeliler Birliği’nin web sitesi ve dijital iletişim altyapısını güçlendirece- ğiz. Web sitesi, yalnızca bilgi sunan bir platform olmanın ötesine geçecek. Üye bilgi güncellemeleri, dijital etkinlik takvimleri, forumlar ve iletişim alanları gibi özellikler eklenerek, üyelerle sürekli bir dijital iletişim ağı kuracağız. Web sitesinde şubeleri- mizin etkinlik ve duyurularının yayınlanması için de bir alan oluşturacağız. Şubele- rimizle kurulmuş olan, sadece Genel Kurul dönemleri görüşmeyle sınırlı iletişimin değiştirilmesi önceliklerimiz arasındadır.
Web sitemizde, mezunlarımızın derneğe üye olma motivasyonlarını, üye olmayanların çekincelerini ve üyelikten istifa edenlerin gerekçelerini anlamak için kapsamlı bir anket çalışması başlatacağız.
Yerine bir daha yenileri gelmeyecek olan, Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu mezunu üyelerimizle işbirliğini sürdürecek ve geliştireceğiz. Özellikle yayın hayatına yönelik çalışmalarımızı Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu ve devamı niteliğindeki Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ile koordineli yürütmek konusunda kararlıyız.
Mülkiye’de Dayanışmayı Büyütüyoruz!
Burs Fonu genişletilecek, tahsisi adil, eşit ve şeffaf bir şekilde yapılacaktır. Hiçbir öğrencimizin eğitim hayatından maddi imkânsızlıklar nedeniyle kopmasına izin vermeyeceğiz. Okulumuzun tercih sıralamasında üst sıralara yükselmesi için başarı burslarını değerlendirerek planlayacak ve hayata geçireceğiz. Devrimin Kalbi Mülkiye olarak öğrencilerimizin barınma sorununun çözümüne ilişkin ilk girişimleri başlattığımızı da belirtmek isteriz.
Fakülteye yeni başlayan öğrencilerimizi daha kapıdan girdikleri anda kar- şılayacağız. Kayıt sürecinde Mülkiye değerlerini aktarmak, Mülkiyeliler Birliği’ni tanıtmak ve Birlik ile bağlarını kurmak ve güçlendirmek için çalışmalar yapacağız. İlk günden itibaren iletişim bilgileri alınarak yeni öğrencilerimizin Mülkiye aidiyeti güçlendirilecektir.
Çünkü Mülkiyeli olmak bir kimliktir, bir duruştur!
Fakültemiz, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle Mülkiyeliler Birliği ara- sında zedelenen bağları yeniden tesis etmek adına çalışmalar yapacağız.
Mülkiyeliler Birliği’nin Fakültede bir odasının olması konusunda Fakülte Yönetimi ile görüşmeler yapacağız. Öğrencilerin Mülkiyeliler Birliği’ne kolay erişimini sağlamak amacıyla, birliğe tahsis edilen odada dönem dönem Yönetim Kurulu üyelerimiz ve öğrenciler tarafından seçilecek Mülkiyeliler Birliği bölüm temsilcileri ile fakülte temsilcisi yer alacaklar. Bu sayede, öğrencilerimizin ihtiyaç ve taleplerine anında cevap verebilmenin, onlarla doğrudan iletişimde kalabilmenin mümkün ola- cağına inanıyoruz.
Fakülte ile Birlik arasındaki bağların güçlü olması en çok öğrencilerimiz için büyük öneme sahip. Devrimin Kalbi Mülkiye grubu olarak ülkenin geleceğini şekillendirecek olan öğrencilerimiz en önemli konumuz olacak. Mülkiye ruhu, gençlerin kararlılığı ve dayanışmasıyla yükselecek.
Mülkiye geleneklerinin atanmış ellerce yürütülmesi fikrini kabul edilemez buluyor, öğrenci topluluklarının varlığına ve çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu bağlamda öğrenci topluluklarının sosyal, kültürel ve düşünsel üretimlerini destekleyecek, her zaman yanlarında olduğumuzu hissettireceğiz.
Çünkü Mülkiye dayanışması asla bitmez!
4 Aralık Fakültemizin Kuruluş Yıldönümü ve Geleneksel Mülkiye Balosunu, geçmişin coşkusunu yeniden hissederek, Mülkiye ruhuna yakışır bir şekilde kutlayacak, mezunlar ve öğrenciler arasında güçlü bir birlik ve dayanışma duygusu yaratacağız.
Devrimin Kalbi Mülkiye olarak bizler, Mülkiye geleneğinin en önemli figürlerinden biri olan muhalif geleneğimiz İnek Bayramı’nın; Kazgan, inek duası, FesKom ve bölüm fermanları ile hiçbir değerini ve bileşenini dışarıda bırakmadan, tüm itibarsızlaştırma çalışmalarına karşı tarihimize yakışır şekilde, eski günlerdeki coşkusuyla kutlanması için her daim desteği sürdüreceğiz. Maalesef ki bir süredir öğrencilerimiz kültürümüzün bu en önemli parçasını tanıma fırsatı bulamıyorlar. İşte burada biz mezunlara büyük bir görev düşüyor. İnek Bayramımızın tarihimize yakışır bir şekilde yeniden kutlanması için tüm süreçlerde üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğimize söz veriyoruz. Ayrıca Mülkiyeliler Birliği sosyal tesisimize inek bayramından 2 hafta önce koyacağımız “Mezunlar Çamur Kutusu” ile inek bayra- mına mezun çamurlarımızla bomba gibi geleceğiz. Dernek olarak inek bayramının tarihi önemini anlatan bir belgesel ve yayın için çalışmalar yapacak ve bu belgeseli öncelikle öğrencilerle, sonra da kamuoyu ile paylaşılacağız!
İnek Bayramımızın Fakültemizde, Mülkiye kültürüne yakışır bir şekilde, coşkuyla kutlanmasının ardından öğrencilerimizi Birliğimizde ağırlamak, bir arada olmak ve kutlamaya devam etmek en büyük arzumuzdur.
Mülkiyeliler Birliği, öğrencilerimizin ikinci evidir ve kapılarımız her zaman onlara açık olacaktır. Hiçbir öğrenci yuvasının kapısından geri çevrilmeyecektir.
Sosyal Tesisimiz
Sosyal tesislerimize öğrencilerimizin daha çok rağbet etmesini önemsiyoruz. Mülkiyeliler Birliği’nde öğrencilere yönelik fiyatlar ve indirim oranlarının düzenlenmesi hususunda çalışmalarımız olacaktır. Bölüm, dönem ve mezun yemeklerinin merkezimizde yapılmasının desteklenmesi adına için her türlü fiziksel ve maddi desteği sağlayacağız.
Toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında ayrımcılıkla mücadele ve kadın hakları çalışmalarına katkı sağlanması önceliklerimiz arasındadır. Devrimin Kalbi Mülkiye grubu olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini yalnızca bir ilke olarak benimsemekle kalmadık, yaşamın her alanında hayata geçirmek adına somut adımlar atmaya Yöne- tim Kurulu aday listemizle başladık. Mülkiyeliler Birliğinde cam tavanları kırıyoruz! Eğitimden çalışma hayatına, sosyal tesis kullanımından karar alma mekanizmalarına kadar her alanda eşitliği esas alan, kapsayıcı ve özgür bir Mülkiyeliler Birliği inşa edi- yoruz. Erkek egemen yapıya karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bu doğrultuda, genel merkezimizi ve sosyal tesislerimizi herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissedebileceği bir alan olma özelliğini koruyacağız.
Restoran içindeki paravanı kaldırarak, oturum alanını yeniden birleştirici hale getireceğiz. Dayanışmayı ve ortak yaşam kültürünü esas alan bir anlayışla, mekânlarımızı bölmek yerine birleştiren bir yaklaşımla düzenleyeceğiz. Ayrıca, Konur Sokak ile Yüksel Caddesi kesişiminde açılan gereksiz kapıyı derhal kapatacak, tesisimizin düzenini ve bütünlüğünü yeniden sağlayacağız. Ara kat, teras kat, oyun salonu ve okuma salonunun işlevsel kullanımını teşvik ederek, sosyal tesisimizi eski günlerdeki canlılığına kavuşturacağız.
Mülkiyeliler Birliği’nin mekânsal ve kültürel varlıklarını, keyfi kararlarla değil, ortak akıl ve kolektif iradeyle yönetmek bizim önceliğimizdir. ‘Biz yaptık oldu’ mantığına karşı duracak, mekânlarımızın kimseye peşkeş çekilmesine, rant anlayışıyla yönetilmesine izin vermeyeceğiz. Mülkiye’nin devrimci geleneğine uygun olarak, tüm üyelerimizin söz sahibi olduğu, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışını hayata geçireceğiz.
Mekânlarımızı bölenlere karşı biz birleştirmeye geliyoruz! Mülkiyeliler Birliği’nin ortak alanları, dayanışmanın ve özgürlüğün yuvası olacak.
Son yıllarda bir ticarethane formatına bürünen lokalimizi öğrenci ve mezunlarımızın rahatlıkla gelebileceği bir sosyal tesis haline getireceğiz. Menü değişiklikleri ve fiyat düzenlemeleriyle yeniden Mülkiye ruhuna uygun bir mekân yaratacağız.
Mülkiyeliler Birliği, sahip olduğu her alanı etkin kullanmalı, atıl durumda çürümeye terk etmemelidir. Ankara’nın en merkezi noktasında yer alan Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi sosyal alanlarının atıl durumda bırakılmasını kabul etmiyoruz. Bu anlayışla, uzun süredir işlevsiz bırakılan 1859 Kitap Kafe’yi yeniden hayata geçireceğiz. Bu alanda, Mülkiye’yi tanıtan Mülkiye logolu ürünlerimizin (defter, ajanda, tişört, kitap, kupa vb.) kitaplarımızın, yayınlarımızın satışını yapacağız. Kitap okuma, söyleşiler, imza günleri gibi düzenlemelerle kafenin sosyal bir merkez haline gelmesi sağlayacağız. Burada Mülkiye ruhunu yeniden canlandıracak, mekânlarımızı Mülkiyelilere yakışır bir şekilde işlevsel hale getireceğiz!
Ayrıca, üyelerimize özel kullanım hakkı tanıyan indirim anlaşmalarını geliştirecek ve arttıracağız. Bu bağlamda karşılıklılık ilkesini göz önünde bulunduracağız. Bunu yaparken, dayanışmayı sürdürmek adına, Mülkiye mezunu işyeri sahiplerine öncelik tanıyacağız.
Çevre Dostu Mülkiye
Mülkiye binamızın çevre dostu dönüşümünü başlatıyoruz. Sıfır atık ve sür- dürülebilir enerji projeleri için adımlar atacağız.
Çünkü gelecek bizim, doğa bizim, Mülkiye bizim!
Mülkiye, Vefa Demektir, Ömür Boyu Dayanışma Demektir!
Mülkiyelilik ömür boyu süren bir kimliktir. Bizim için hiçbir üyemiz yalnız değildir, hiçbir yaş grubumuz unutulmaz. Mülkiyeliler Birliği olarak, yaşam boyu da- yanışma kültürünü güçlendirmek için yaş alan üyelerimize yönelik özel çalışmalar yürüteceğiz.
Mülkiye dayanışması kuşaklar boyu sürer, hiçbirimiz asla yalnız yürümeyiz!
Mülkiye Spor Kulübü: Geleceğe Sporla Yetişen Nesiller!
Mülkiyeliler Birliği olarak, öğrencilerimizin ve çocuklarımızın sağlıklı, disiplinli ve takım ruhuyla yetişmeleri için Mülkiye Spor Kulübü’nü her anlamda destekliyoruz. Sporun sadece fiziksel gelişimi değil, özgüven, dayanışma ve mücadele ruhunu da beslediğinin bilincindeyiz. Kulübün gereksinimlerini karşılaması için kısa vadede Kazan AŞ’den düzenli gelir sağlanmasının yanında, Mülkiyeli yöneticilerin bulunduğu kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak sponsorluk anlaşmaları yapılması için çalışmalar sürdürülecek, Mülkiye Spor Okulları yaygınlaştırılarak kulübün kendi gelirlerini yaratması da sağlanacaktır.
Mülkiyeliler Hep Birlikte Tatile Çıkıyor!
Mülkiyeliler Birliği olarak, üyelerimiz arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, farklı şehirlerde yaşayan Mülkiyelileri bir araya getirmek ve hep birlikte keyifli vakit geçirmek için kolektif tatil organizasyonları düzenlemeyi planlıyoruz.
Mülkiyeli Hukukçular Dayanışma Ağı: Adalet ve Dayanışma İçin Bir Aradayız!
Mülkiye’den mezun olan bazı arkadaşlarımızın, daha sonrasında hukuk fakültesi okuyarak avukat, savcı, hakim gibi önemli hukuk alanlarında kendini gösterdiğini biliyoruz. Kolektif bir dayanışma ağı oluşturmak için Mülkiyeli Hukukçular Platformu’nu kurmayı hedefliyoruz.
İş hukuku başta olmak üzere, üyelerimizin hukuki konularda bilgi ve destek alabilecekleri bir yapı oluşturma hedefindeyiz.
Ayrıca Devrimin Kalbi Mülkiye grubu olarak Mülkiyeliler Birliği’nin emek- çileri ve üyelerinin, iş hukuku açısından haklarını ararken her zaman yanında ola- cağımızın, asla yalnız bırakmayacağımızın sözünü veriyoruz. Dernek olarak onların yanında duracak, dayanışmayı büyüteceğiz. Bu bağlamda, her alanda örgütlü mücadeleyi savunduğumuz gibi, dernek emekçilerimizin de örgütlülüğünü desteklediğimizi belirtmek isteriz.
Mülkiye ruhu, adaletin ve emeğin yanında!
“Değişim başlıyor: Devrimin Kalbi Mülkiye!”
Biz, dayanışmanın, mücadele azminin, devrimci ruhun temsilcileriyiz. Mülkiye’yi, onu var eden değerlere sahip çıkarak daha da güçlendirmek için buradayız. Gelenekten geleceğe köprü kurmaya, burslarla, dayanışmayla öğrencilerimizin yanında olmaya, dijitalleşerek, dünyaya sesimizi duyurmaya, Mülkiyeliler Birliği’ni ranttan ve ticari zihniyetten arındırmaya, önyargısız, çoğulcu, katılımcı, ilerici, özgür, demokratik, mücadeleci, dayanışmacı ve şeffaf bir yönetim anlayışı getirerek Mülkiye’nin devrimci ruhunu yaşatmaya geliyoruz.
Ülkemizin yeniden parlamenter bir Cumhuriyet statüsüne kavuşması için tüm anayasal ilke ve kurumların onarılmasına yönelik entellektüel birikimimizi ısrarla ortaya koymaya devam edeceğiz.
Düşüncelerin esen rüzgara göre anında değiştiği bir ortamda Devrimin Kalbi Mülkiye emekten, kamuculuktan, laiklikten yana tavrını en şiddetli fırtınada bile değiştirmeyecek!
23 Mart’ta yalnızca bir yönetimi değil, bir anlayışı seçeceğiz! Mülkiyeliler Birliği’nin geçmişine yakışır şekilde yeniden devrimci, yeniden kamucu, yeniden ilerici bir ruhla ayağa kalkması için geliyoruz.
Biz buradayız, Mülkiye için, eşitlik için, adalet için, devrim için mücadeleye devam edeceğiz!
23 Mart’ta değişimi başlatıyoruz!
facebook/Devriminkalbi Mülkiye